• Dolar Alış 5.7314TL
  • Dolar Satış 5.7085TL
  • Euro Alış 6.3363TL
  • Euro Satış 6.3110TL
Reklam
Reklam

Müftü Çetin’in Aşure açıklaması

Reklam
, 0 Yorum

Müftü Çetin’in Aşure açıklaması

Haber: Alparslan Kanmaz

“Şüphesiz Allah’ın gökleri ve yeri yarattığı günkü yazısında, Allah katında ayların sayısı on ikidir. Bunlardan dördü haram aylardır…”

Mehmet Emin ÇETİN Erzincan İl Müftüsü Aşura ile ilgili açıklarlarda bulundu. Çetin yaptığı açıklamasında” Hicrî 10 Muharrem 1441 yani 9 Eylül 2019 Pazartesi günü aşura günüdür. Muharrem ayı, haram aylardan biridir. Yüce Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de, “Şüphesiz Allah’ın gökleri ve yeri yarattığı günkü yazısında, Allah katında ayların sayısı on ikidir. Bunlardan dördü haram aylardır…”(Tevbe, 9 /36)buyurmuş, Hz. Peygamber de, Muharrem’in haram aylardan biri olduğunu ifade etmiştir.

Aşure, içinde bulunduğumuz Muharrem ayının onuncu günüdür. Bu günün hem geçmişte, bazı peygamberlere verilen lütuflarla ilgisi vardır, hem de İslam tarihi açısından özel bir yeri bulunmaktadır.

Nitekim Peygamberimiz Medine’ye geldiğinde, Yahudiler’in oruç tuttuklarına şahit olmuştur. Bunun ne orucu olduğunu sorduğunda, Yahudiler; Allah’ın bugünde Hz. Musa’yı ve İsrail Oğullarını düşmanlarından kurtardığını, Hz. Musa’nın ve kendilerinin de bu sebeple oruç tuttuğunu söylemişlerdir.  Bunun üzerine Hz. Peygamber, “Ben Musa’ya sizden daha yakınım” demiş ve bugünlerde oruç tutulmasını emretmiştir. (Müslim, “Sıyam”, 202-103.)

Başka bir hadiste ise Resul-i Ekrem Efendimiz, aşure günü tutulan orucun faziletine dikkat çekmiştir. İslam âlimleri, Muharrem ayının onuncu gününün bir gün öncesi, veya bir gün sonrası ile beraber, oruç tutmanın müstehap olduğunu ifade etmişlerdir.

Aşure gününün İslam tarihi açısından da özel bir önemi bulunmaktadır. Peygamberimizin güzide torunu Hz. Hüseyin (r.a.), yetmiş iki arkadaşıyla birlikte bugünde şehit edilmişlerdir. Efendimizin kızı Fatıma ile, damadı Hz. Ali’nin çocukları olan Hz. Hüseyin, yakınlarıyla birlikte Kûfe’ye giderken Kerbelâ’da kuşatılmış, önce susuz bırakılmış, sonra da acımasızca şehit edilmişlerdir.

Müslüman Türkler’in geleneğinde önemli bir yer tutan âşûrâ, aynı zamanda, muharremin onuncu günü başlamak üzere daha sonraki günlerde de özel merasimlerle pişirilip dağıtılan tatlıya (aşura) ad olmuştur. Çok eskiden beri devam eden aşure aşı Osmanlılar döneminde sarayda da pişirilirdi. Helvacıların nezâretindeki aşçılar ve kiler ağaları tarafından hazırlanan aşure, muharremin onundan itibaren “aşura testisi” adı verilen özel kaplarla saray dairelerine ve halka birkaç gün süreyle dağıtılırdı. Anadolu’da zengin aileler ve esnaf teşkilâtları tarafından pişirilen aşure sebilciler, duâgûlar ve halkın iştirak ettiği merasimlerle dağıtılır, bazı bölgelerde aşure dağıtımından sonra kurban kesilirdi. Günümüzde de âşûrâ orucu tutmak ve aşure tatlısı pişirmek bütün canlılığıyla devam etmektedir.

Allah (c.c.), bu ay içerisinde, Muharrem günlerinde tuttuğumuz oruçlarımızı, pişirilen aşûrelerimizi kabûl buyursun. Dünyada ve ahirette hepimize iyilikler ve güzellikler ihsan etsin, bizleri cehennem azabından muhafaza buyursun! diye konuştu.

 

 

 

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN
error: Bu içeriğin tüm hakları erzincannet.com.tr\'ye aittir.