• Dolar Alış 5.3589TL
  • Dolar Satış 5.3375TL
  • Euro Alış 6.0765TL
  • Euro Satış 6.0523TL
Reklam
Reklam

CHP’den Kadın Günü Etkinliği

Reklam

Haber: Alparslan Kanmaz

Erzincan CHP İl Teşkilatı Kadın Kolları tarafından 8 Mart Dünya Kadınlar Günü münasebetiyle Erzincan Cumhuriyet Meydanında basın açıklaması yapıldı.

Erzincan CHP İl Teşkilatı Kadın Kolları tarafından 8 Mart Dünya Kadınlar Günü münasebetiyle yapılan basın açıklamasına Erzincan CHP İl Teşkilatı Kadın Kolları Başkanı Leman Gülen ve kadınlar katıldı. Burada bir açıklama yapan Erzincan CHP İl Teşkilatı Kadın Kolları Başkanı Leman Gülen şu ifadelere yer verdi; “Bu 8 Mart’ta da biz kadınlar ve LGBTİ’ler dünyanın dört bir yanında daha insani koşullarda yaşama mücadelesi vererek bedenimiz, emeğimiz, kimliğimiz bizimdir demek için buradayız. Dünyanın her tarafında düşünen, üreten, direnen kadınlar sindirilmeye çalışılmakta, tacize, tecavüze, işkenceye maruz bırakılmaktadır. Dün cadı olarak yakılanlar, bugün trans oldukları için yakılmaktadır. Kadınların ev içinde ve kamusal alanda emekleri sömürülmektedir. Kadınların sırtına yüklenen ev ve bakım hizmetleri onları istihdam alanının dışına itmektedir. Kadınlar iş yerlerinde en az ücretle çalıştırılmaktadır. Ev içi işlerde çalışan kadınların ve ev kadını olarak nitelendirilen kadınların herhangi bir güvenceleri bulunmamaktadır. Sistemin bize verdiği özgürlükler yanıltıcıdır. Eğitim, sağlık, yaşam, hakkı gibi zaten doğal olan haklarımız bize özgürlük diye lanse edilip normalde olması gereken bir hayat bize lütufmuş gibi sunulmaktadır. Sistem göstermelik yasalarla yada cezalarla bizleri kandırmaya, ayrıştırmaya, birbirimize düşman etmeye çalışmaktadır. Medyada kadın meta haline getirilerek sömürülmekte dizilerde, reklamlarda, haberlerde muhtaç olarak gösterilmektedir. Kadına şiddetin meşru gösterildiği, namus cinayetlerinin haklı bulunduğu, tecavüzcülerle evlendirildiğimiz, dokuz yaşında kız çocukları evlenebilir diye fetvalar veren diyanet kurumunun olduğu bir ülkede yaşıyoruz. Bugün hala en temel hakkımız olan yaşama hakkımız ihlal ediliyor. Diyarbakır’da Kadriye, Mardin’de Şemse, İstanbul’da Güldünya ve daha niceleri. İntihara zorlanan, intihar etti denilen kadınlar. Bugün zina yeniden gündeme getirilerek hem cinsel istismar tartışmaları bulandırılmakta hem de bireyin haklarını korumak yerine aile kurumunun korunmasına odaklanarak cinsel şiddet görünmez kılınmaktadır. Bizler yıllardır yasal değişikliklerin tek başına yeterli olmayacağını kadınlara yönelik algı ve anlayışın asıl problem olduğunu söyledik ve söylemeye devam edeceğiz. Bu nedenle mücadelemizin temelinde erkek egemenliğinin olduğunu bir kez daha tekrarlıyoruz. Tüm bu sebeplerle biz kadınlar diyoruz ki; Diyanetin fetvalarını dinlemiyoruz. Kadın kız ayrımına tutulmak istemiyoruz. Tecavüzcülerle evlenmek istemiyoruz. Bizler kadına yönelik şiddetin yok edilebilmesi için, bütçeden yeterli pay ayrılsın, kadın sığınakları çoğaltılsın ve yönetimi bu konuda farkındalığı olan kadınlara bırakılsın istiyoruz. Namus gerekçesinin bu sebeplerle işlenen cinayetlerde ağırlaştırıcı neden sayılmasını istiyoruz. Cinsel şiddet suçlarının yargı aşamasına gelmeden örtbas edilmesi önlensin, polis, savcı ve mahkemeler görevlerini yerine getirsin, kadın ve çocukların beyanını esas alsın ve delilleri açığa çıkarsın istiyoruz. Cinsel şiddet suçlarıyla mücadelede hadım ve idam gibi insan haklarına aykırı ve caydırıcılığı olman cezalar getirmek sorun çözümü olamaz bunu yerine cinsel istismarın bir şiddet türü olduğu bilinciyle mevcut yasalar uygulansın, etkili politika ve yasalar hayat geçirilsin, Türkiye’nin taraf olduğu İstanbul Sözleşmesi’ne uygun şekilde cinsel şiddet kriz merkezleri kurulsun istiyoruz. İnsan hakları alanında birçok ihlale neden olan en çok kadınların ve LGBTİ+’ların zarar gördüğü OHAL uygulamaları biran evvel sonlandırılsın istiyoruz. OHAL  sürecinde KHK’larla ihraç edilerek işsizliğe ve açlığa mahkum edilenlerin mağduriyetleri de derhal giderilsin istiyoruz, Bağımsız kadın örgütlerinin herhangi bir baskı altında kalmadan mevcudiyetlerini devam ettirdikleri siyasi atmosfere geri dönülmesini ve kapatılan kadın derneklerinin yaşadıkları mağduriyetlerin giderilerek tekrar açılmasını istiyoruz. Göç İdaresi Genel Müdürlüğü koordinasyonunda, göçmen kadınların ve LGBTİ+’ların farklı sorunlarına dair politika geliştirilmesini, istiyoruz. Engelli kadınların şiddet ortamından uzaklaştırılmasına yönelik mekanizmaların yaygın ve erişilebilir olmasını istiyoruz. Bizler mücadeleye devam edeceğiz. Çünkü bizim doğamızda direnmek var. Bizler barış ve yaşamı doğuranlarız. Bizler cadı diyerek yaktığınız kadınları torunlarıyız. Bizler Lilith’in, Hypatia’nın, Virginia Woolf’un, Simon De Beauvoir’ın, Nezihe Muhuddin’in, Suat Derviş’in ve diğer devrimci kadınların kız kardeşleriyizi. Savaş, sömürü ve yoksulluk ortamlarının en çok mağduriyete uğrayanı kadınlar ve çocuklardır. İşte tamda bu nedenle inadına isyan, inadına yaşam, inadına barış, inadına özgürlük diyoruz” dedi. 

Bir Cevap Yazın

SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN
error: Bu içeriğin tüm hakları erzincannet.com.tr\'ye aittir.
ankara escort ankara escort bayan escort bayan porno izle ankara escort ankara escort ankara escort ankara escort ankara escort ankara escort ankara escort